Narsistik Kişilik Bozukluğu

Narsisizm kişinin kendisini aşırı bir biçimde sevmesi, diğer bir deyişle kişinin kendisine âşık olması olarak tanımlanabilir. İnsanın kendini sevmesinde bir gariplik yoktur. İnsan kendisini mutlaka sevmelidir ki çevresini de sevebilsin. Ancak bu sevginin miktarı ciddi boyutlarda fazla ise, kendimize olan sevgimiz, kendimizle ve çevremizle olan ilişkilerimizi bozuyorsa işte orada bir bozukluktan ya da narsistik kişilik karakterinden bahsetmemiz gerekir. 

Günlük hayatta bu kişiliğe sahip olan insanlar çoğunlukla çevreleri tarafından „küstah “ve „ukala “gibi sıfatlarla nitelendirilirler. Bu kişiler kimimizin eşi, kimimizin hocası, kimimizin patronu, kimimizin komşusudur ve geçinilmesi oldukça zor insanlardır.

Nedeni ise bu kişilerin, kendilerini başkalarının yerine koyamayan, bu nedenle karşısındakinin duygu, düşünce ve isteklerine yeterli ilgi ve saygıyı gösteremeyen kişilerdir. Daima kendileri haklıdır, ortada bir hata varsa asla onlara ait değildir. Dünya bu insanların etrafında dönmeli, her şey ve herkes kendi amaçlarına hizmet etmelidir. Aksi takdirde o insanın ya da düşüncesinin bir kıymeti yoktur. Bu kişilerin düşünceleri büyük bir güç, kusursuz bir güzellik, engin bir deha ve sonsuz bir sevgi üzerinedir. Herkes tarafından beğenilmek bu kişiler için çok önemlidir. Kendilerini değerli hissedebilmek için başkalarını değersizleştirmeye çalışırlar. Sürekli bir övgü ve alkış bekleyişi vardır. Bu kişiler başarılarını olağanüstü görür, yeterli bir temeli olmamasına rağmen çok önemli, yüksek bir şahsiyet olarak bilinmek isterler. Kendilerini ancak üstün nitelikli kişilerin anlayabileceğini düşünürler ve bu yüzden arkadaşlarını bu kişilerden seçmeye çalışırlar. Bencildirler, başkalarına zarar vermek pahasına hedeflerine ulaşmaya çalışırlar, sürekli bir performans gösterme kaygısı yaşarlar. Kıskançtırlar, ama çoğunlukla diğer kişilerin kendilerini kıskandığını düşünürler. En ufak bir eleştiri, bu kişileri ağır bir şekilde yaralayabilir. Eleştiren kişiye düşman kesilirler. 

Peki insanlar neden narsist olurlar? 

Bu kişiler çoğunlukla saygı ve sevgiyi ebeveynlerinden koşulsuz almamışlardır. Örneğin çocukları sadece başarılı oldukları zaman ilgi ve sevgi gösteren ebeveynler bu gruba girer. Çocuk, ebeveynlerinin istediği gibi başarılı olduğu sürece güçlü ve üstün hissederken, yeterli performansı gösteremediği durumlarda aileden gördüğü sevgi kesilir. Çocuk, ortaya çıkan yetersizlik, utanç ve kıskançlık duygularıyla, sevilmediğini ve kabul edilmediğini düşünmeye başlar. Kendi başına karar veremez, çünkü bu hayattaki görevi, ebeveynlerinin beklentilerini yerine getirerek sevgi ve saygı kazanmaya çalışmaktır. Diğer yandan, sınır koymayan ve şımartan anne-baba tutumları da narsizmin oluşumunda önemli bir yer tutar. 

Bu çocuklar ileride de büyük performanslar gösterip, sevgi ve kabul arayışı içine girerler. Aslında içlerindeki aşağılık ve yetersizlik duygularını yenmek için büyük bir çaba içinde oldukları gözlenir. Ne yazık ki sevgiyi koşullu almaya çalışmak oldukça yorucu bir süreçtir. Kendini, başarılı olduğu müddetçe sevilmeye, sayılmaya ve kabul edilmeye layık görmek, insanı bir yerden sonra yormaya başlayacaktır. Bu da hem kendilerini hem de çevrelerini yıpratmalarına sebep olmaktadır. 

Eğer bir narsist hedeflerine ulaşamazsa öfkesine hâkim olmakta zorlanır, saldırganlaşır ve çökkünlük yaşar. Bu nedenle klinikte bu kişiler narsisizm nedeniyle değil, sevdiği bir kişi tarafından terkedilme ya da işyerinde yaşadığı bir başarısızlık ardından ortaya çıkan depresyon başta olmak üzere, anksiyete bozukluğu, yeme bozukluğu ve alkol-madde kullanım bozuklukları ile karşımıza gelirler. Çünkü narsist bireyler, yaşadıkları zorlukların büyük kısmının kendilerinden kaynaklandığının farkında değildirler. Deneyimli bir terapistle kişinin yaşam kalitesinde düzelmeler sağlanabilir. 

Bu nedenle, çocuğumuzu yetiştirirken ona gerektiği yerde sınır koymalı, aldığı kararlarda yanında olmalı, onu desteklemeli ve hepsinden önemlisi ona sadece başarılı anlarında değil, her anında sevgi ve saygı duyduğumuzu göstermemiz gereklidir.

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir