Borderline kelimesinin anlamı “sınırda” demektir. Aslında borderline kişilik bozukluğu ile sınırda kişilik bozukluğu anlatılmaya çalışılıyor. Borderline kişiliği olan hastaların anneleri başlangıçtan beri onları anlamayan, engelleyen, duygusal yönden doyuramayan ve bunların sonucu olarak çocuğun bütünleştirme işlevlerine yardımcı olamayan kimselerdir.
Borderline kişilik bozukluğunun temel özelliği erken erişkinlik döneminde başlayan kişiler arası ilişkilerde, kendilik imajında ve duygulanımında dengesizlik ve belirgin dürtüselliktir.
Psikiyatrik sınıflama sistemine göre borderline kişilik bozukluğu aşağıdakilerden beşinin (ya da daha fazlasının) olması ile belirli, genç erişkinlik döneminde başlayan ve değişik koşullar altında ortaya çıkan, kişilerarası ilişkilerde, benlik algısında ve duygulanımda tutarsızlık ve belirgin dürtüselliğin olduğu bir bozukluktur:
1-) Gerçek ya da hayali bir terk edilmeden kaçınmak için çılgınca çabalar gösterme. Ayrılma veya reddedilme veya çevrenin kaybı tehlikesi kendilik imajında, duygulanımda, bilişte ve davranışta belirgin değişikliklere yol açar. Bu bireyler çevresel durumlara aşırı duyarlıdırlar. Gerçekçi kısa zamanlı ayrılmalara ve planlardaki kaçınılmaz değişikliklere uygunsuz bir öfke ile cevap verirler. (Kendisi için önemli olan birisinin bir randevuya yalnızca birkaç dakika geç gelmesi veya randevuyu iptal etmek zorunda kalması panik veya öfke duymasına yol açar.) Böyle bir durumu kendilerinin kötü oldukları şeklinde yorumlayabilirler. Terk edilme korkuları, yalnız kalmayı tolere edememe ve diğer insanlarla birlikte olma ihtiyaçları ile ilgilidir. Terk edilmeyi önleme çabaları kendine zarar verici veya intihar davranışları şeklinde olabilir.
2-) Gözünde aşırı büyütme (göklere çıkarma) ve yerin dibine sokma uçları arasında gidip gelen, gergin ve tutarsız kişilerarası ilişkilerin olması. Dengesiz ve yoğun ilişkiler kurarlar. Kendileriyle ilgilenenleri veya sevgililerini ilk birkaç görüşmede idealize ederler, sürekli birlikte olmak isterler ve ilişkinin başlangıcında çok özel kişisel bilgilerini paylaşabilirler. Fakat kolaylıkla bu insanı değersizleştirerek onu yeterince ilgilenmemekle, yeterince değer vermemekle ve yeterince onunla birlikte olmamakla suçlarlar. Karşılık olarak kendileriyle ilgilenmeleri ve onunla birlikte olmaları kaydıyla, bu kişilik bozukluğu olan bireyler başka insanlara empati yapabilirler ve onlarla ilgilenebilirler. Diğerleri hakkındaki görüşleri cezalandırıcı ve destekleyici kutuplar arasında dramatik değişmeler gösterir.
3-) Kimlik karmaşası; belirgin olarak ve sürekli bir biçimde tutarsız benlik algısı ya da kendilik duyumu. Amaçları, değerleri ve meslekleriyle ilgili düşüncelerinde ani değişiklikler olabilir. Kariyer, cinsel kimlik ve arkadaş seçiminde değişiklikler olabilir. Kendilerini genel olarak kötü ve şeytansı değerlendirmekle birlikte bazı durumlarda hiç var olmadıkları duygusunu yaşarlar. Bu tür tecrübeler genellikle destekleyici ve koruyucu bir ilişki yaşamadıklarını düşündüklerinde yaşanır.
4-) Kendine zarar verme olasılığı yüksek en az iki alanda dürtüsellik (örnek olarak para harcama, cinsellik, madde kötüye kullanımı, tıkınırcasına yemek yeme).
5-) Yineleyen intiharla ilgili davranışlar, girişimler, göz korkutmalar ya da kendine kıyım davranışı: Bu kişilik bozukluğunda intihar girişimleri %8-10 oranında başarılı sonuçlanır. Kesme, yakma tarzında kendine zarar verici davranışlar, intihar tehditleri ve teşebbüsleri sıklıkla görülür.
6-) Duygudurumda belirgin bir tepkiselliğin olmasına bağlı affektif instabilite: (örneğin genellikle birkaç saat süren, nadiren birkaç günden daha uzun süren anksiyete). Sınırda kişilik bozukluğu olan bireylerdeki temel disforik mizaç öfke, panik, umutsuzluk ve nadiren iyilik ve tatmin olmuş dönemlerle kesintiye uğrar. Bu değişiklikler bireyin kişilerarası strese aşırı hassasiyetini yansıtır.
7-) Kendini sürekli olarak boşlukta hissetme: Kolaylıkla sıkılırlar ve sürekli olarak yapacak bir şeyler ararlar.
😎 Uygunsuz, yoğun öfke ya da öfkesini kontrol altında tutamama (örnek olarak sık sık hiddetlenme, geçmek bilmeyen öfke, sık sık kavgalara karışma). Aşırı alaylı, iğneleyici konuşmalar ve sözel patlamalar sergileyebilirler. Öfkenin bu şekilde dışa vurumu sevgili veya ilgilenen kişide ihmal, geri durma ve dışlama sezinlediklerinde ortaya çıkar. Suçluluk ve utanç duyguları öfke patlamalarını izler ve kişinin kendisini kötü olarak algılamasını pekiştirir.
9-) Stresle ilişkili gelip geçici paranoid düşünce ya da ağır dissosiyatif semptomlar. Aşırı stres durumlarında geçici paranoid düşünceler ve dissosiyatif semptomlar oluşabilir. Fakat bu durumlar ayrı bir tanıyı almalarını gerektirecek şiddette ve sürede olmazlar. Semptomlar geçici olarak dakikalar veya saatler sürebilir.
Borderline kişilik bozukluğuna sıklıkla alkol-madde kullanım bozukluğu, duygudurum bozuklukları, post travmatik stres bozukluğu, dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu ve yeme bozuklukları eşlik etmekte ve daha çok kadınlarda görülmektedir.
Borderline kişilik bozukluğu olan hastalar uzun bir terapi, bazen de ilaç tedavisine ihtiyaç duyarlar. Erken erişkinlik dönemindeki saldırganlık ve intihar girişimleri ilerleyen yaşla birlikte azalır, 30’lu 40’lı yaşlarda kişiler arası ilişkiler ve iş yaşamlarında iyileşmeler görülebilir. Hasta olan kişi hayatı kendisi için olduğu kadar yakınları için de zor hale getirir. Çünkü bir gün borderline yakını tarafından çok değerli hissettirilen, göklere çıkarılan kişi, ertesi gün tamamen değersiz ve yetersiz bir kişi olabilir. Bordeline’nin sevgisi bir anda nefrete, hayranlığı bir anda aşağılamaya dönüşebilir. Bu durum yakınlarındaki insanlar için zamanla oldukça zorlayıcı olup, yakınlarının da profesyonel yardıma başvurmasını gerektirebilir.