Saplantı-Zorlantı Bozukluğu (Obsesif Kompulsif Bozukluk)

Bir çoğumuzun az ya da çok endişesi ve takıntısı vardır, ama önemli olan bu takıntıların günlük yaşamımızı etkileyip etkilemediğidir. Örneğin evden çıkarken aklımıza ocağı kapatıp kapatmadığımız gelebilir. Kimse evinde yangın çıkmasını istemeyeceği için gidip kontrol etmek gayet normal bir davranıştır. Ancak ocağınızı kontrol etmekten işinize ya da gideceğiniz bir yere geç kalıyorsanız, günlük hayatınız etkilenmeye, hastalık belirtileri kendisini göstermeye başlamış demektir. 

Takıntı hastalığının iki ana belirtisi vardır. Bunlardan ilki obsesyon belirtisidir. Obsesyonda, kişinin isteği dışında gelen bazı düşünce ve dürtüler vardır. Kişi bu düşüncelerin saçma olduğunu bilse bile zihninden uzaklaştırmakta zorlanır. Bir müddet sonra bu zorlayıcı düşünceler kişinin yoğun bir sıkıntı ve huzursuzluk yaşamasına neden olur. Kişinin bu zorlayıcı düşüncelerden kurtulmak için geliştirdiği tekrarlayan davranış ya da düşünceler ise kompulsiyonlardır. Kişi yaşadığı sıkıntı nedeniyle tekrarlayan bu davranışları yapmaktan kendini alıkoyamaz. Özellikle kişinin sıkıntılı dönemlerinde (ayrılık, maddi kayıplar, stresli ev ya da iş ortamı gibi) yaşadığı obsesif-kompulsif belirtiler de alevlenir.

Bu tekrarlayan düşünce ve davranışlar kişiden kişiye değişir. Örneğin; kimisi sürekli dokunduğu kişi ya da eşyalardan mikrop bulaşacağını düşündüğü için ellerini yara olana kadar yıkarken, kimisi ailesine, çocuklarına elinde olmadan zarar vermekten korktuğu için evdeki tüm bıçakları atar. Kimisi ocağı, pencereyi, arabasının kapısını kapattığından bir türlü emin olamadığı için işine her sabah geç kalırken, kimisi dua ederken „tövbe tövbe içimden küfretmek geliyor“ der ve yaşadığı utanç duygusu ve sıkıntıyla baş etmek için bazen gününün tamamına yakınını abdest alarak geçirir. Kimisi gereksiz olduğunu bilse de bazı eşyaları toplayıp istiflemekten kendini alamazken, kimisi etrafındaki her bir nesne belli bir düzende ve simetrik olmazsa dikkatini yapacağı işe veremez. Kimisi aklına gelen rahatsız edici düşünceden kurtulmak için çevresindekilere sık sık sorular sorar, kimisi gün içinde yaptığı bir sohbet sırasında söylediklerinin uygunluğu üzerinde saatlerce düşündüğünden kendisine ve ailesine vakit ayıramaz.

Başlangıçta yaşanılan huzursuzluğu yenmek için yapılan tekrarlayıcı davranışlar kısa süreliğine rahatlama sağlasa da uzun vadede bu davranışlara da direnç gelişmeye başlar. Örneğin kişi her büyük abdestten sonra, banyoda temizlenmek için 3-4 saat geçiriyorsa, bir müddet sonra büyük abdestte çıkmamak için yemek yemekten dahi kaçınabilir.

Bazı kişilerde “Herhalde aklımı yitiriyorum!” korkusu başlar. Bu rahatsızlığı yaşayan birçok kişi kendisiyle dalga geçilmesinden ve ciddiye alınmamaktan korktuğu için sıkıntılarını kimseyle paylaşmak istemez. Bu nedenle tedaviye başvuru çoğunlukla hastalık başladıktan çok sonra gerçekleşir. 

Neden olur Obsesif-Kompulsif Bozukluk?

Yapılan araştırmalar bu hastalığı tek bir nedenle açıklamanın mümkün olmadığını gösteriyor. Çocuklukta yaşanan travmalar, bazı enfeksiyonlar, genetik nedenler, bazı beyin bölgelerindeki serotonin azlığı, yaşanılan ortam, kuralcı ve mükemmeliyetçi kişilik yapısı, bu hastalığın olabilecek nedenleri arasında sayılabilir.

Nasıl tedavi edilir?

Tedavide bilişsel-davranışçı terapiler ve antidepresan ilaçlar bazen yalnız, bazen birlikte uygulanırlar. Tedavide amaç tekrarlayıcı davranışları azaltmaktır. Alıştırma tedavisinde kişi huzursuzluk veren düşüncelerden kaçmak yerine bunlarla yüzleşir. Ayrıca kişi ile birlikte işlevsel olmayan, sıkıntı veren düşünceleri değerlendirilerek sağlıklı olanları ile değiştirilmeye çalışılır. Tedaviye uyum atılacak en önemli adımdır.

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir